geçmiş

1972′de Gönen’li ailesinin görevli bulunduğu Uzunköprü’de doğdu.
1990′da en fazla yatakhanesinden ve kompozisyon sınavlarından keyif aldığı Kadıköy Anadolu Lisesi’ni bitirdi.
Mezun olduğu 1994 yılına kadar İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden çok; kentle, dostlarıyla, kitaplarla haşır neşir oldu. Münasebetsiz saatlerde, çıkagelen ilham ve basınçlarla şiirler, yazılar yazdı. Bunları kendine sakladı.
Öğrencilikle bağını koparmamak için belki ilerde işe de yarar diye Marmara Üniversitesi Örgütsel Davranış Yüksek Lisans programını  tamamladı. Bu arada reklam ajanslarında çalışmayı , kendisini ve İstanbul çevresini keşfetmeyi ihmal etmedi.
2000 yılına kadar askerliğini bitirdi, reklamcılıkta ilerledi, “Altı Yıl Tam Pansiyon”da adı sıkça anılan Bilge’yle evlendi. Gezilerinin menzilini, dünyaya bakışını genişletti. Dostları, değerleri, sevdikleri çok önceleri oturmuştu. Onları hiç değiştirmedi.
2001 yılında ilk kitabı “Altı Yıl Tam Pansiyon” Günışığı Kitaplığından yayımlandı. Kitabı bir edebiyatçı iddiasıyla değil, onsekizinde bir yatılının diliyle kaleme aldı.  Bir yıl süresince yazmaya her oturuşunda Yansımalar’ın Bab-ı Esrar ve Serzeniş albümlerini dinledi. Kitabı bitirdiğinde saat sabahın beşiydi ve tam otuz altı saattir aralıksız yazıyordu.
Beyoğlu’nun arka sokaklarında dolaşırken pembe bir tuvalet gördü: Köhne, hüzünlü binalar arasına gerilmiş bir çamaşır ipinde salınıyor, dört yanı kuşatan griye inat rüzgarda uçuşan toz pembe etekleri, başka türlü alemlerin de var olduğunu müjdeliyordu. İnsanı bir romanın peşine düşürecek kadar ilham verici bir sahneydi o.
2004′te “Pembe Tuvalet” adlı romanı Altın Kitaplar Yayınevi’nce basıldı.
2003′ün sonlarında dünyaya gelen tatlı Rüzgar’ına daha çok zaman ayırabilmek için roman yazmaya ara verdi.
2005 yılında dil ve kurgularından yetişkinlerin de keyif alabilmesini umarak yazdığı çocuk öyküleri kitabı “Geleceği Görme Ortaklığı” basıldı.
2006′da Günışığı Kitaplığı’nın yayımlayacağı ilk genç öykü kitabı olan “Keskin Naneli Öyküler”i tamamladı.
2007 yaz tatilini Antalya Çıralı’da doğal, dingin bir pansiyonda geçirdi.
Tatil dönüşü Ortaköy’de sekiz metrekare büyüklüğünde kiralık bir oda tutup, huzurlu ve sıkıcı bir Akdeniz pansiyonunda geçen yeni bir romana başladı.
2008 haziranında “Anormal” basıldı.

Galata’nın daracık sokaklarını her adımlayışında genzine oturuveren hüzün ve boş vermişliğin kaynağına inmeye karar verdi. Galata ile Kule’si kadar bütünleşmiş insanlarla sohbet etti. Otellerini, hamamlarını, hanlarını, tapınaklarını ziyaret etti. Bulduğu izleri okuduklarıyla derinleştirdi. İçselleştirdikleriyle yeni bir romana girişti. İstanbul’un kültür başkenti olduğu 2010′un yazında, Galata’ya “Hiç Kimsenin Kenti” diye seslendi.